Hızlı Erişim


Sık Sorulan Sorular

 

Cildin görevi, beden ısısını dengelemek, toksinleri bertaraf etmek ve bedeni bakterilerden korumaktır. Cildin sağlıklı ve çekici olması için herşeyden önce, onu temiz tutmalıdır. Cild yıkanınca, yüzeyini koruyan doğal yağ tabakasının, normal asiditesi yok olur. Dolayısıyla, hem bu normal asiditeyi, hem de cildin doğal nimliliğini bilinçli olarak yenilemek gereklidir. Cildi koruyan öbür etkenler şunlardır: "Besin, uyku, egzersiz, haraket, derin soluma vb."
Cildi genç tutmak kolay olmadığına göre onu tanımak yerinde olur. Cilt, üst üste üç tabakadın oluşur. En derin tabaka alt deridir. Bedenin ısısını korumak için gerekli yağ, bu tabakada bulunur. En etkin tabaka ise orta tabakadır. Damarlar, ter bezleri, duyusal özellikler, (soğuk, sıcak, ağrı, vb.) bu tabakada bulunur. En üstte ise üst deri dediğimiz tabaka vardır. Devamı...
 


Anason

Haziran-ağustos aylarında, beyaz renkli çiçekler açan, 50-60 cm yüksekliğinde, bir senelik bitkidir. Gövdesi dik, silindir biçiminde, içi boş, çok dallı, tüylü ve üstü çizgilidir. Alt yaprakları uzun saplı, oval veya kalb biçimindedir. Çiçekler bileşik şemsiyelerde toplanmışlardır. Meyveleri armut şeklinde küçük, üzeri tüylü, yeşilimsi sarı renklidir. Başta Ege bölgesi olmak üzere bütün Anadolu’da bahçelerde yetiştirilir. Kültür anasonunun vatanının Anadolu olduğu tahmin edilmektedir. Meyvalarında nişasta, müsilaj, sabit ve uçucu yağ bulunmaktadır. Uçucu yağ miktarları bitkinin cinsine ve yetiştiği yerin şartlarına bağlıdır. Uçucu yağın % 80-90’ı anetoldür. Anetol, zehir etkili fakat bu etkisi çok olmayan bir maddedir. Meyvelerinden su buharı distilasyonu ile elde edilen anason yağı, hemen hemen renksiz ve karakteristik kokuludur. Anason tıpta midevi, bağırsak gazlarının teşekkülünü önleyici, hazmı kolaylaştırıcı ve göğüs yumuşatıcı olarak kullanılır. Ayrıca nefes darlığı, öksürük ve kalb çarpıntısı rahatsızlıklarında da etkilidir. Anason yüksek dozda alındığında baş ağrısı, uyuşukluk, görme zorluğu yapar. Daimi kullananlarda anisizm hastalığına sebeb olur. Bilhassa çocuklara uyku vermede, midede teşekkül eden gazları gidermede çok faydalıdır. Bebekler için bir çay kaşığı tohum bir bardak suya olmak üzere çay olarak hazırlanır. Yemeklerden önce veya süte katılarak bir kaç çay kaşığı verilir. Büyükler % 1-2’lik çayını günde 2-3 bardak alabilir. Kullanılan kısmı, meyvaları ve yapraklarıdır. Meyveleri tamamen olgunlaştıktan sonra toplanır ve gölgede kurutulur.

 

 



Hayatınızda akılcı bir beslenme rejimi her zaman olmalı. Kilo vermeyi ertelemeyin. Eğer hızla kilo veremediyseniz, hayal kırıklığına uğramayın. Keza çok çabuk kilo kaybederseniz, yeme alışkanlıklarınızı değiştirmeniz imkansız. Herhangi bir tatlıyı yemeden veya bisküvi paketini açmadan önce kendinize sorun, "Ben gerçekten aç mıyım" eğer cevabınız olumluysa, on dakika bekleyin ve bu soruyu tekrar sorun.

Yiyeceklerinizi haftalık olarak planlayın. Böylece alışveriş yaparken, abur cubur satın almaktan kurtulabilirsiniz.Asla süpermarkete aç gitmeyin. Eğer insanlar tok karnına alışverişe giderlerse, besin değeri daha yüksek yiyecekler alıyorlar. Abur cuburdan da uzak duruyorlar.

Daha hareketli olabilmek için hayatınızda, beslenme rejiminizde değişiklik yapmaktan kaçınmayın.

Bir günlük tutun. Hem ne yediğinizi, hem de ruh halinizi kaydedin. Eğer istemediğiniz halde yemek yiyorsanız, bir dakika sonra kendinizi kontrol altına alabilirsiniz. İradeyi kullanmak, dakikalarla başlar, saatlik, günlük, haftalık, aylık... sürelerle devam eder. Daima geriye dönüp kendinizi kontrol edin..Devamı...

 

Vücuttaki biyolojik olayların normal olmasına, insan ve hayvanın dengeli gelişmesine sebep olan uzvî (organik) maddelerdir. Vitaminler vücûdun yapı taşı ve enerji verici olmamakla birlikte sağlıklı bir hayat için mutlaka besinler vâsıtasıyle dışardan alınmalıdır.
Vitamin kelimesi, sıhhata sebep olan amin mânâsında olup, ilk defâ 1911 senesinde C. Funk adlı bir kimyâcı tarafından kullanıldı. Vitamin isminin kullanılmasından asırlar önce, protein, karbonhidrat, lipid, mâdenler ve su dışında henüz belirlenmemiş bâzı kimyâsal maddelerin de normal beslenme için gerekli olduğu bilinmekteydi. Meselâ, aylarca denizlerde gezen gemiciler limon ve sebze yemediklerinden skorbüt hastalığına yakalanmışlar ve bunun tedâvisinin de limon yemekle mümkün olduğu anlaşılmıştır.

Çünkü limonda C vitamini bulunmaktadır. Diğer taraftan, yalnız kabuğu soyulmuş pirinçle beslenen insanlarda beriberi hastalığının meydana geldiği ve bu hastalığın pirinç kabuğu ile tedâvi edildiği bilinmekteydi. Vitamin eksikliğinin sebep olduğu hastalıklara “Avitaminoz” veya “Hipovitaminoz” denir.
Bugün ülkemizde, belirli vitamin eksikliklerine seyrek rastlanmaktadır. Böyle eksiklikler görülen kimselerde ya alkolizm gibi çok kötü alışkanlıklar veya sindirim bozukluğu bulunmaktadır. Teknoloji bakımından ileri ülkelerde meydana gelen egoizm (bencillik) ve metaryalizm (maddecilik) hastalığı yaşlanan kimselerin tek başına yaşamasına sebep olmaktadır. Devamı...

 

Polen, çiçeğin erkek organının (stamen) başçığında yer alan polen keselerinde çiçek tozu ana hücreleri tarafından meydana getirilir. Olgunlukta polen keselerinin patlamasıyla dışarı atılır. Bu ince ve renkli toz tânecikleri, çiçekten çiçeğe dolaşan arılar tarafından taşınıp kovanlara doldurulur. Kovandan çıkan bal arısı, yaklaşık 2000 çiçeği tek tek dolaşarak larvaları ve ana arıyı beslemek için çiçeklerin ortasında bulunan polen tozlarını, özel bir salgı ile arka ayaklarına toplayarak, iki küçük topçuk yaparak yuvaya getirir. Kovanın önünde bulunan, polen tuzağı denilen kaptan geçerken özel kutuya düşürmek zorunda kalır. Bu şekilde toplanan polen, özel makinalarda veya güneş altında kurutularak hazır hâle getirilir. Polenin değeri, arının uğradığı çiçek türünün çokluğuyla artar. En iyi polen, en çok çeşitli çiçek bulunan arâzilerin polenidir.

Ülkemizde henüz ilâç patenti verilmediği için, doktorlarımızın reçeteye yazamadığı polenle uğraşan Avrupa’da, Palinoloji adı altında bir tıp dalı vardır ve bu nîmet eczânelerin en kıymetli ilâcı olarak satılmaktadır. Polen her yönden zengin bir besin maddesi olması yanında, RNA ve DNA molekülleri bakımından da zengindir. Polen, temin ettiği olağanüstü metebolizma ile insan vücûdundaki bütün âzâlarda, sinirlerde kuvvet ve dengeli bir çalışma temin eder.Devamı...
Kadının çocuğunu beslemek için memelerinden gelen besleyici beyaz sıvıdır. Yeni dünyaya gelen çocuğun hayatiyetini devam ettirebilmesi beslenmesine bağlıdır. Bebek için iyi beslenmede en önemli besin anne sütüdür.
Anne sütünü basit bir sıvı olarak görmemek lazımdır. Eğer anne sütü, yeterli mikdarda geliyorsa, çocuğa ilk altı ay hiçbir ek gıda vermeye gerek yoktur. Anne sütü, çocuğun gelişimi için gerekli bütün maddeleri ihtiva etmektedir.
Anne sütü yeni doğan bebeğin ve süt çocukluğu devrelerinin en ideal besinidir. 1970’lere kadar sun’i mamalar ve inek sütü ile beslenme giderek artmışsa da, son yıllar içinde anne sütü ile beslenmenin önemi daha iyi anlaşılmıştır.Devamı...


İnsan dişleri, anne karnındaki hayâtın altıncı haftasında “Dental Lamina” denen bir plakçık üzerinde tomurcuklanmalar şeklinde gelişmesine başlar. Bu dönemde annenin beslenmesi ile yavrunun dişlerinin sıhhati yakından alâkalıdır. Dişler, anne karnında çeşitli devrelerden geçip şekillenir. Doğumdan sonra yavrunun ağzında ilk çıkan dişler alt orta kesici dişlerdir. Bunlar ağızda altı aylıktan îtibâren görülebilirler. 2,5 yaşında bir çocuğun ağzında 20 süt dişi bulunur. Daha sonra süt dişleri sürekli aşınarak, çürüyerek ve kökleri eriyerek 11-13 yaşına kadar kaybedilirler. 6 yaşından îtibâren yerlerini dâimî dişlere bırakırlar. Erişkin bir insanda 32 adet dâimî diş bulunur. 
Devamı...